| Dövme, Dövme Fiyatları, Özer Altun, My Honey Dövme ( Tattoo ) Stüdyosu , Kalıcı dövme ve Geçici dövme hakkında bilgiler ve Dövme Galerisi. | |
| Ana Sayfa Kalıcı Dövme Geçici Dövme Galeri SSS İletişim | |
|
Dövme, kimi zaman bir harf, bir isim ya da bir sembol olarak karşımıza çıkar. İnsanların dövme yapma amacı belki duygularını dışa vurum belkide süs ya da gösteriş amaçlıdır. Ama dövmenin çok eski zamanlardan beri insanoğlunun kendini ifade etme sanatı ya da yöntemi olduğu kesin. Hintliler, Japonlar, Amerika Yerlileri ve Afrika’daki bazı kabileler dövmeyi bir süs olarak yaparlar. Bazı topluluklarda dövmenin hastalıklara ve kötülüklere karşı koruyucu olduğu inancı da yaygındır. Bazı toplumlarda dövmenin yapılış amaçlarından biri de kişinin ait olduğu grubu belirtmek ya da yaşadığı topluluk içindeki konumunu göstermektir. Dövme yapma geleneği hayli eskidir. İÖ 2000′lerde Eski Mısır toplumunda dövmenin yapıldığı mumyalardan anlaşılmıştır. Mısırlıların dışında Britonların, Galyalıların ve Traklarında dövmeleri vardı. Eski Yunanlılar ve Romalılar, "barbarlara özgü bir uğraş" saydıkları dövmeyi suçlulara ile kölelere yaparlardı. Hıristiyanlık inancında dövme yasaklanmıştı. Buna karşın ilk Hıristiyanlar, bedenlerine Hz. İsa’nın adını ya da haç desenleri taşıyan dövmeler yaptırmışlardır. Aradan yüzyıllar geçince Avrupalılar dövmeyi unuttular. 18. yüzyıl sonlarında denizaşırı gezilerde Amerika Yerlilerinde ve Polinezyalılarda dövmeyle yeniden karşılaştılar. Avrupa dilleri, dövme karşılığı olan tattoo sözcüğünü Tahiti dilindeki tautau’dan almıştır. Dövme 20. yüzyılın başlarından sonra, özellikle denizciler arasında yaygınlık kazandı. Romantik duyguları, yurtseverliği ya da dindarlığı belirtmek amacıyla dövme yaygın olarak kullanıldı ve günümüzde de kullanılmaktadır. Ama hijyene önem verilmediği ve AIDS gibi bazı hastalıkları bulaştırdığı gerekçesiyle dövme yapmaya yasal sınırlamalar getirilmiştir. İnsan bedeninin farklı malzemeler kullanılarak çesitli uygulamalarla süslenmesi olgusunu tarihin çok eski dönemlerine dayandırmak mümkündür. Insan neden süslenme gereksinimi duyar. Bu durum yalnız begenilme, güzel görünme isteginden mi ileri gelmektedir yoksa bunun daha farklı nedenleri var midir. Bu yazıda tatoaj olarak adlandırılan süslenme biçimleri arasında yer alan; dögün, vesim, dak ve dag olarak da bilinen dövme adetinden, bu adetin Anadolu’daki durumundan söz edilmeye çalısılacaktır. Dövme, deri tarafından tümüyle yok edilemeyen bir boya maddesinin belirli bir teknikle altderi yüzeyine kadar islenmesi olarak tanımlanabilir. Altderiye ulasmak için sivri uçlu bir araçla yarıklar veya delikler açılır. Açılan bu yarıklara igne, diken gibi bir araç yardımı ile gerekli boya maddesi konur. Ya da Eskimoların kullandıkları bir teknikle, deri igneyle delindikten sonra, ise bulanmıs bir iplik deriye geçirilerek, boya deri altina yerlestirilir. Diger bir teknik, açilan yariklara barut veya güherçile içeren karisimlari yayarak bunlari ateslemektir. Bu islemlerden, özellikle derinin yakilmasi isleminden sonda deride hiçbir zaman çikmayan açik ya da koyu mavi renkli bir yanik izi olusur. Dövme yapilirken en çok kullanilan boya maddesi istir. Isle birlikte çivit, antimuan tozu, kavrulup dövülmüs kemik tozu, çesitli bitki özleri, safran ve kina da kullanilir. Bu malzemelere göre deride beliren izler kirmiziya yakin bir tonda olabilir. Yaptiranin uzun süre aciya katlanmasini gerektiren dövmenin yapildigi mevsim de önemlidir. Iyi bir dövme elde etmek için ilkbahar en uygun mevsim sayilir. Kaynaklar ilk çaglarda kamis ve yaprak boyalari ile yapilan dövmelerden söz etmekte, 1.0. 2000′lerden kalma Misir mumyalarinda dövmelere rastlanildigini belirtmektedir. Hun kurganlarinda çikan cesetlerde son derece kivrak çizgilerle ve dekoratif bir anlayisla yapilmis düssel yaratiklar ve koç figürlerinden olusan dövmeler görülmektedir. Dinselbüyüsel kaynakli bu dövmelerin is oldugu ihtimali bulunan bir boyanin, deriye siringa edilmesi ile olustugu düsünülmektedir. Pazirik kurganinda bir baskana ait cesette bulunan dövmelerde oldugu gibi, Hunlarda da asil ve kahraman kisilerin dövme yaptirabildigi, daha sonralari Kazak ve Kirgizlarda devam eden bu gelenegin yine kahramanlik niteligi tasiyan bireylerce uygulandigi bilinmektedir. Tastik mezarlarinda ve daha sonra Altin Yis mezarlarinin birinde bulunan cesetlerde vücudun bazi kisimlarinin av sahnelerini tasvir eden dövmelerle süslü bulundugu görülmektedir. Eski Roma’da suçlulari ve köleleri tanimaya yarayan dövmelere 19. yüzyil Ingiltere’sinde de rastlanilmaktadir. Cezayirli gemiciler araciligi ile Osmanli denizcileri arasinda yayginlasan dövme; XVII. yüzyildan itibaren Yeniçerilerce bagli bulunduklari "orta"yi simgelemek amaci ile yaptirilmaya baslanmis, Yeniçeri ocaginin kapatilisina dek sürmüstür. Ilkel topluluklarda dövme yapilirken törenler düzenlenir. Dövmeyi yapan kisi birtakim dinsel ve büyüsel kurallari yerine getirmek zorundadir. Çesitli model ve örneklere göre yapilan dövmelerin deriye islenisi bazen aylarca kimi zaman birkaç yil sürebilir. Dövmecilik özellikle Okyanusya adalarinda (Markiz, Samoa) ve Yeni Zelanda’da gelismistir. Deride yara açilarak yapilan dövme teknigine Avustralya ve Merkezi Afrika yerlilerinde rastlanilmaktadir. Anadolu’da Dövme Geleneksel dövme çok geniş bir coğrafyada pek çok toplum tarafından uygulanmıştır. Anadolu’da en çok Güney Doğu Anadolu’da görülmüştür. Dövme yapan erkeğe “dekkak”, bayana “dekkake”, dövme yaptıran erkeğe “medkuk”, kadına “medkuke” denirdi. Güney Doğu Anadolu’da gezgin yaşayan bir topluluk olan Karaçiler bunu bir meslek olarak yapmıştı. Dövmeyi ergenlikten sonraki yaşlarda, zaman olarak da baharın ilk başlarında yapmayı tercih etmişlerdi. Dövme bayanlar arasında daha yaygındı. Motiflerdeki farklılığı belirleyen en önemli faktör cinsiyetti. Yapılışı, biçimi ile dövme erkek ve kadın arasındaki farklılığı belirgin olarak ortaya çıkarmaktaydı. Dövme adeti özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde yaygınlık kazanmıştır. 1991 yılında Gaziantep Barak bölgesinde yapılan araştırmalarda 40-45 yaşın üzerindeki erkek ve kadınların el, yüz ve vücutlarında yörede “dövün” olarak adlandırılan dövmelere rastlanmıştır. Bu kişilerde el, yüz ve vücudun çeşitli bölümlerinde bulanan dövünler; 18-20 yaş civarı genç kızlarda yalnız sağ yanakta bir nok*ta şeklinde yer almaktadır. Yörede “gurbet” adı verilen, geçimini boncuk, iğne gibi ufak tefek gereçler satıp, karşılığında yumurta, arpa, buğday vb. alarak karşılayan küçük gezici gruplar tarafından, 15-20 yıl öncesine kadar isteyenlere dövün yapıldığı, şimdi ise bu uygulamanın de*vam etmediği belirtilmiştir. Dövün yapılmadan önce, dövmeyi yaptıracak kişi veya “gurbet” tarafından belirlenen şekiller yanmış kibrit çöpü yardımı ile vücut üzerine çizilir. Üç ya da dokuz adet halinde (bu rakamların mistik özelliği bilinmektedir) bir araya getirilerek sıkıca bağlanan iğnelerle deri dövülür; koyun ödü ve kazanların altından toplanan isle hazırlanan karışım, bu dövülme sırasında altderiye yerleştirilir. Kabuk bağlayan bu yara zamanla iyileşir ve desen belirir. Dövün, kadınlar tarafından özellikle çene, çene altı, ayak bileği, boyun, göğüs ve el üstlerinde tercih edilmekte, erkeklerde ise burun üzeri ve alın ortasında, el üstlerinde, el bileğinde ve kollarda dövüne rastlanmaktadır. Bilinen dövme motifleri arasında, kadınlarda el üstü ve ayak bileklerinde rastlanan tarak ve ayna; genellikle yüze yapılan yıldız ve ayak bileklerinde halka motifleri önemli yer tutmaktadır. Bunlarla beraber 60 yaş civarındaki birkaç kadında dikkati çeken, çene altından başlayarak, boyunda devam eden ve iki göğüste şekillenen ceren motifidir. Erkeklerde daha çok şakaklarda ve kollarda yoğunlaşan Arap harfleriyle yazılmış isim ve ibarelere, arslan, yılan, ay gibi şekillere rastlamak mümkündür. Dövmelerin ne için yapıldığı sorusuna genel olarak süslenme yanıtı verilmekle bera*ber, 60 yaş üzerindeki kadın ve erkekler uğur getirdiği, kazancı artırdığı, bereketi sağla*dığı inancı ile dövme yaptırdıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca çocuğu olmayan kadınların bellerine yaptırdıkları dövme sayesinde çocukları olacağına ilişkin inanç mevcuttur. An*cak kentlerde çok yadırgandıkları, torun ve çocukları tarafından çağdışı bulunduğu için büyük bir çoğunluğu dövmeyi sevmediğini söylemektedir. Asitli maddelerle yüzlerinden bu izi çıkarmak istemişler ancak başarılı olamamışlardır. 1994 yılında Çankırı’da bir Türkmen köyünde yapılan çalışmada ise 50-55 yaş civa*rındaki kadınlarda, burnun üst kısmı ve alnın ortasında bulunan ay-yıldız şeklinde döv*menin dışında vücudun başka hiçbir yerinde dövmenin bulunmaması dikkati çekmiştir. Bu dövmenin özelliği ise kız sütü (yeni doğum yapmış ve kız çocuğu olmuş bir annenin sütünün) isle karıştırılması, bu karışımın dövmede kullanılmasıdır. Dövme yapılırken yine üç iğne bir araya getirilmekte, kaynak kişiler bunun atalarından kalma bir süs oldu*ğunu belirtmektedirler. Urfa, Mardin ve Diyarbakır’da dövme; dak ya da dek olarak da anılmaktadır. Bu yö*relerde en fazla dikkat çeken dövme (body dragon tattoo dövme piercing beyoğlu taksim istanbul) motifi özellikle şakaklarda görülen beş parmağı stilize eden şekildir. Bu şekillere Gaziantep’te de rastlamak mümkündür. Bu motif S.V. Örnek’in de belirttiği ve Kızılcahamam’da “Yenge Mezarı” olarak anılan kadın mezarlarının başucuna konulan tahta işaretlerle büyük benzerlik taşır. Dövme motiflerinde mezar taşlarından, dokumalarımıza, mimarimizden işleme tekniklerimize kadar uzanan ve hemen hepsinde dinsel, büyüsel, mitolojik; sosyal ve cinsel statü, aşiret işareti niteliği taşıyan motiflerin benzerlerini bulmak mümkündür. Bu mo*tiflerin kişiyi rahatsızlıklardan, nazardan koruduğuna; güzellik ve yiğitlik getirdiğine olan inanç halen devam etmektedir.Yukarı Mezopotamya Bölgesi’nin Urfa,Mardin,Diyarbakır sahalarında yapılan araştırmalarda dövmenin şu nedenlerle yapıldığı saptanmıştır: Kötü güçlerden korunma, şans sağlama: Kötü güçlerin kendisine zarar vermesini engellemek, üzerine gelen uğursuzluğu savmak, şanssızlıktan kurtulmak; yılan, akrep gibi zehirli hayvanların ve yırtıcıların kendine ve ailesine zarar vermesini engellemek için bu canlıları temsil eden figürleri bedenine işlemek; kötü güçlerin yol açtığını düşündükleri çocuk ölümlerine karşı çocuklara dövme yaptırmak, döl tutmak, soyunun devamını sağlamak ektiği ürünün bereketli olmasını sağlamak, pişirdiği yiyeceklerin güzel ve bereketli olmasını sağlamak… Sağlığını korumak ve hastalıkları iyileştirmek: şakaklara ve göz kenarlarına yapılan dövmelerin baş ve göz ağrısına iyi geldiğine inanılmaktadır… Kollara, bileklere ve el üstüne yapılan dövmelerin el ve kolların uyuşmasını engellediği, yel ve siyatik gibi hastalıkları iyileştirdiği düşünülmektedir… Aidiyet-soyluluk ve aşiret sembolü: Her aşiretin kendine mahsus dövmeleri vardır… Bu dövmelerin bedende işlendiği yerler ve figürler aşiretten aşirete göre değişir… Hiçbir aşiret veya kişi bir diğer aşirete ait sembolleri kullanamaz… Bu savaş nedeni sayılır… Aşiret dövmesi taşımak hem aşirete bağlılığı hem de kendini güvende hissetmeyi sağlar… Hem de soyluluk işareti olarak taşınır. Bunlar dışında aşirete ait dövme taşımanın günlük pratik yararları da mevcuttur… Savaşlarda ölen veya yaralı düşen birinin, kaybolan birinin, hırsızlık ve benzeri kötü bir iş yapan birinin hangi aşiretten olduğu dövmesinden tespit edilebilir… Cinsellik-doğurganlık-güzellik: Dövmeler kadınlar tarafından bir güzellik nişanesi, bir süs, bir takı olarak ve karşı cinse kendini beğendirme ; aşk, sevgi, cinsellik gibi eğilimlerini ifade etmenin etkin bir aracı olarak görülmekte ve kullanılmaktadır… Ayrıca yine cinselliğe bağlı olarak döl tutma doğurgan olabilme işleviyle yaygın olarak kullanılmaktadır… Erkeklerde dövme bir süsten ziyade gücün, kuvvetin sembolü olarak kullanılmakta buna bağlı olarak karşı cinse cinsel mesajların gönderiminin bir aracı olarak kullanılmaktadır… Görülüyor ki yapılan şekiller, bunların vücutta kullanıldığı yerler ve yapıldıkları malzeme ne olursa olsun dövme inanışı insanın biyolojik yaşamını sürdürümünün etkin bir büyüsel aracı olarak kullanılır… İnsan doğada olup bitenleri anlayabilmek, anlayamadıklarını imge, simge ve sembollere çekerek anlaşılır, dokunulabilir, somut kılmak; doğadaki güçlerle kendini eşitleyebilmek ve böylece doğada kendisi için açıklanabilir bir anlam ve güç dizgesi kurarak varlığını sürdürebilmek için bu şekillerin büyüsünden bin yıllar boyu faydalanmıştır… Günümüzde dövme Günümüzde Batı’da çok yaygın bir uygulama alanı bulunan dövme, kentsel yaşam*da özellikle gençler arasında giderek daha çok ilgi çeken bir süslenme biçimine dönüşmüştür. Tarihten beri süregelen insanoğlunun kendini, kendine özel ifade etme isteği günümüzde de dövme yaptırmanın en önde gelen gerekçesi. Genel amaç süslenmek gibi görünse de sosyo-psikolojik olarak ele alındığında, dövme yaptırma isteğinin altında kendi kişiliği hakkında belirgin mesaj vermek, etkilemeye çalışmak, özellikle gençlerde kendini kanıtlama, kabul ettirme, farklı olma, gibi değişik düşünce ve istekler yatmaktadır.
|
| Özer Altun (My Honey Dövme Stüdyosu) e-posta:iletisim@karanfildovme.com |
| Özer Altun 2009 © |